Alfa Laval Hakkında 

Alfa Laval: Isı Transferi ve Sürdürülebilirlik Lideri

Alfa Laval; 1883 yılında Gustav de Laval tarafından kurulan, günümüzde ısı transferi, separasyon ve akışkan yönetimi alanlarında tartışmasız dünya lideri olan İsveç merkezli çok uluslu bir şirkettir. Kurulduğu ilk yıllarda krema için santrifüj seperatörleri üreten marka, sürekli gelişim vizyonuyla 1938 yılında Lund'daki tesislerinde ilk ısı eşanjörünü piyasaya sürmüştür. Yüzyılı aşkın süredir endüstriyel süreçleri optimize eden şirket, "Enerji", "Gıda ve Su" ile "Denizcilik" olmak üzere üç ana iş bölümü üzerinden hizmet vermektedir.


Temel Uzmanlık Alanları ve Küresel Güç


Alfa Laval'in operasyonları, endüstriyel tesisler için hayati öneme sahip üç anahtar teknolojiye odaklanmaktadır: ısı transferi, separasyon ve akışkan taşıma. Şirket, köklü mühendislik geçmişi ve teknik uzmanlığı sayesinde dünya çapında devasa bir operasyon ağına sahiptir:


Ürünleri yaklaşık 100 farklı ülkede sanayi ile buluşmaktadır. 
Dünya genelinde 18.000'den fazla uzman çalışana istihdam sağlamaktadır. Ar-Ge çalışmalarına yıllık satış gelirlerinin yaklaşık %2,5'ini ayırarak her yıl 35-40 yeni nesil ürün geliştirmektedir. Kendi alanında inovasyonu temsil eden 2000'den fazla tescilli patente sahiptir.


Plakalı Isı Eşanjörleri ve Enerji Verimliliği


Isı eşanjörü sistemlerinin kalbi, sıvı veya gazlar arasında maksimum verimle ısı transferi sağlamaktır. Yaklaşık 90 yıllık plakalı ısı eşanjörü tecrübesiyle Alfa Laval, müşterilerinin özel proses şartlarına en uygun, yüksek performanslı ve kompakt çözümleri sunar. Contalı plakalı ısı eşanjörleri; en düşük sahip olma maliyeti, kolay müdahale edilebilen pratik gövde tasarımı ve güvenli yedek parça erişimi hedefiyle üretilmektedir.

 

Alfa Laval sistemlerini projenize entegre etmek; sadece ısı transferini sağlamakla kalmaz, aynı prosesteki diğer kritik ekipmanların performansını da artırarak genel tesis verimliliğini zirveye taşır.

Modern endüstriyel ve mekanik tesisatlarda orijinal Alfa Laval teknolojilerini tercih etmenin sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

 

·        Daha düşük enerji tüketimi ve optimize edilmiş işletme maliyetleri.

·        Karbon (CO2) emisyonlarında belirgin düşüş ve sürdürülebilirlik hedeflerine tam uyum.

·        Artırılmış tesis kapasitesi, sistem çalışma süresi ve maksimum ürün kalitesi.

·        Zorlu çalışma koşullarına dayanıklı yapı sayesinde yüksek güvenilirlik ve uzun kullanım ömrü.

Image